21 Nisan 2015 Salı

Vielfalt in der Einwanderungsgesellschaft. Wandel in der Schule | Göç Toplumunda Çoğulculuk – Eğitim Kurumlarında Değişim

Heidelberg Eğitim Bilimleri Üniversitesi | Pädagogische Hochschule Heidelberg - University of Education bünyesinde faaliyet gösteren Heidelberg Göç Araştırmaları ve Kültürleraşırı Pedagoji Merkezi | Heidelberger Zentrum für Migrationsforschung und Transkulturelle Pädagogik (Hei-MaT) Direktörü Prof. Dr. Havva Engin, Friedrich-Ebert-Stiftung Fritz-Erler-Forum'un GEW Baden-Württemberg teşkilatı ile beraber Heilbronn'da [experimenta, Kranenstraße 14 74072 Heilbronn] 15 Nisan 2015 günü gerçekleştirdiği "Vielfalt als Potenzial für die Bildung - Mehr Bildungsgerechtigkeit durch interkulturelles Lernen und inklusiven Unterricht" başlıklı konferansta, "Vielfalt in der Einwanderungsgesellschaft. Wandel in der Schule | Göç Toplumunda Çoğulculuk – Eğitim Kurumlarında Değişim" konulu bir sunum yaptı ve sunumun akabinde gerçekleşen "Alman Eğitim Sisteminde Fırsat Adaleti" hakkında düzenlenen panele katıldı.

Toplantı Türkan Karakurt (Fritz-Erler-Forum Baden-Württemberg) ve Josip Juratovic (MdB, Integrationsbeauftragter der SPD-Bundestagsfraktion) açılış konuşmalarıyla başladı.

"Vielfalt in der Einwanderungsgesellschaft. Wandel in der Schule | Göç Toplumunda Çoğulculuk – Eğitim Kurumlarında Değişim"

Bugün, Alman toplumu, 20. yüzyılın ikinci yarısında işgücü göçüyle başlayan, değişik ülkelerden gelen politik mültecilerle devam eden ve globalleşen ekonomi piyasalarıyla, önemli sayıda göçmenin ülkeye gelmesiyle doruğa ulaşan "farklılaşma" gösteriyor.

Almanya’ya göçler sürüyor ve "kültürel farkındalık" artıyor.

Bu bağlamda sorulması gereken soruların başında, "geçen 50 sene içinde, toplumsal değişikliklere, eğitim kurumlarının ne denli ayak uydurduğu" geliyor.

Yapılan birçok çalışma, Alman eğitim kurumlarının, son on yıl içinde büyük atılımlar ve değişiklikler yapmasına rağmen, göçmen kökenli çocuklara ve öğrencilere yönelik, bugün bile muhafazakar davrandığını gösteriyor.

Günümüzde bile, eğitim politikalarının ana omurgasını göçmen çocukların "iyi Almanca konuştukları takdirde", eğitim eşitliğini yakaladıkları savı oluşturuyor.

Buna karşın, okulu iyi bir diploma ile bitiren birçok göçmen çocuk, ki bunların arasında, Türkiye kökenli Müslüman çocuklar ağırlığı oluşturuyor, iyi Almanca bilmelerine rağmen, meslek eğitim yeri bulamadıklarını gösteriyor.

Göçmen kökenli öğrenciler, Alman eğitim sisteminde, kültürel kimliklerinin yanı sıra, konuştukları dil itibariyle de ayrımcılığa maruz kalıyor.

Eğitim politikaları çok dilliği büyük bir kazanım olarak görüp, çocukların kreş yaşından itibaren İngilizce, Fransızca gibi "prestijli yabancı dilleri" öğrenmelerini teşvik ediyor.

Aynı eğitim politikaları, göçmen çocukların dil öğrenimi söz konusu olduğu zaman, onların tek önceliğinin Almanca öğrenmek olduğu tutumunu sergiliyor.

Göçmen(lerin ana) dilleri(nin) de büyük bir zenginlik olduğu; Alman iş piyasasında ekonomik güç oluşturabileceği ve bundan dolayı göçmenlerin anadillerin de desteklenmesi gerekli olduğu tezi "itibar görmüyor"...

Buna karşın, Almanya’nın büyük metropollerinde, okul yaşında olan öğrencilerin yarısından fazlası göçmen kökenli olup, en az bir göçmen dilini konuşuyor.

Eğer Almanya, ekonomik rekabet gücünü muhafaza etmek istiyorsa, göçmen çocukların da eğitim durumunu gözetip, onların başarılı olmasını desteklemesi gerekiyor; bu konu toplumsal barış için de hayati bir önem arz ediyor...

Prof. Dr. Havva Engin sunumunda, Alman eğitim sisteminin yakın gelecekte hangi eğitim hedeflerini ve ilkelerini benimsemesi gerektiği konusunda önerilerini paylaştı.

Bu hedeflerin en iyi şekilde "Inklusion Pedagojisi modeli" çerçevesinde gerçekleşebileceğinin gerekçelerini anlattı.

"Inklusion modeli"ne göre, eğitimin temelini, kurumların ve eğitmenlerin öğrencilerin farklılıklarını görmesi ve onların ihtiyaçlarına göre ders programları hazırlaması ilkesi oluşturuyor.

Sunumun ardından Monika Gessat'ın (Landesauschuss für Migration, Diversity, Antidiskriminierung (LAMA) der GEW) moderatörlüğünde yürütülen ve Prof. Dr. Havva Engin, Michael Futterer (Stellvertretender Landesvorsitzender Gewerkschaft Erziehung und Wissenschaft, GEW), Agnes Christner (Sozialbürgermeisterin Heilbronn) ile Norbert Zeller'in (MdL a.D., Stabstellenleiter Kultusministerium a.D.) katılımıyla yapılan panelde, Baden-Württemberg Eyaletindeki yeşil-kırmızı hükümetin son beş yılda hayata geçirdiği eğitim konsepti üzerinde duruldu. 271 okulda hayata geçirilen ve yeni bir eğitim modeli olarak kabul edilen "Gemeinschaftsschule" ele alındı.

Söz alan dinleyiciler de Alman eğitim sisteminin göçmen çocuklara yönelik fırsat adaletinden henüz uzak olduğu görüşünün altını çizdiler; okullarda değişik göçmen dillerin de yabancı dil olarak okutulması gerekliliğine vurgu yaptılar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme